BORÇLUNUN KONUTUNA YAKLAŞMAMASI GEREKTİĞİNE DAİR 6284 SAYILI KANUN KAPSAMINDA VERİLEN TEDBİR KARARININ İCRA TEBLİĞLERİNE ETKİSİ
Tebligat, hukuki bir işlemin, ilgili kimsenin bilgisine sunulması için, yetkili makamların, usulüne uygun biçimde yazı ile veya ilanla yaptığı bildirimdir. Tebligat Kanunu hükümlerine göre tebligat çıkarmaya yetkili mercilerin hangileri olduğu 6099 sayılı Kanun’la değişik Tebligat Kanunu m.1’de (Teb. Yön. m.2) sınırlı sayıda sayılmıştır. Bu merciler:
- Kazai Merciler,
- 10.12.2003 tarih ve 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanunu’na ekli;
• (I) sayılı cetvelde yer alan genel bütçe kapsamındaki kamu idareleri
• (II) sayılı cetvelde yer alan özel bütçeli idareler,
• (III) sayılı cetvelde yer alan düzenleyici ve denetleyici kurumlar,
• (IV) sayılı cetvelde yer alan sosyal güvenlik kurumları,
- İl Özel İdareleri
- Köy Hükmi Şahsiyetleri
- Barolar
- Noterlerdir.
İcra ve iflas hukukunda tebligata ilişkin temel düzenlemeler 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun icra tebliğleri başlıklı 21 ve 57. maddeleridir. İki maddede de icra dairelerince yapılacak tebliğlerde Tebligat Kanununun uygulanacağı ifade edilmiştir.
Bilindiği üzere icra dosyasından borçluya yapılacak tebliğlerde Tebligat Kanunu 10. Madde gereği önce bilinen adrese, bilinen adres tebliğe elverişli değil ise borçlunun mernis adresine tebliğ yapılabilir. Ancak mernis adresine yapılan tebliğ her zaman usule uygun olmamaktadır. Örnek verecek olursak borçlunun asker olduğu halde bilinen adres/mernis adresine yapılan tebligat, borçlu hakkında konuttan uzaklaştırma kararı varken mernis adresine yapılan tebligat.
Biz bu yazımızda 6284 sayılı Ailenin Korunması Ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun kapsamında verilen tedbir kararına rağmen borçlunun tedbir kararı verilen konut adresine yapılan tebliği irdeleyeceğiz.
6284 sayılı Ailenin Korunması Ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun ile şiddete uğrayan veya şiddete uğrama tehlikesi bulunan kadınların, çocukların, aile bireylerinin ve tek taraflı ısrarlı takip mağduru olan kişilerin korunmasına ve bu kişilere yönelik şiddetin önlenmesine dair düzenlemeler yapıldığı, bu kapsamda aynı kanun 5. maddesi uyarınca önleyici tedbir olarak aile hakimi tarafından, şiddet uygulayanın, korunan kişilere, bu kişilerin bulundukları konuta, okula ve işyerine yaklaşmaması yönünde tedbir kararı verilebileceği, tedbir kararına aykırı hareket edilmesi halinde ise, aynı kanunun 13. maddesi uyarınca, disiplin hapsi uygulanabileceği hususları düzenlenmiştir.
Borçlu hakkında verilen konuta yaklaşmama kararında bahsi geçen konut borçlunun mernis adresi ise, borçlunun konutuna yahut mernis adresine tebligat kanunu 21/2 gereği yapılacak tebligatların usule uygun olmamaktadır. Aksi düşünce, tebligatın hukuki bir işlemin ilgili kimsenin bilgisine sunulması açıklamasına aykırı olacaktır.
Uzaklaştırma kararı verilen konuta yaklaşamayan borçlunun, ilgili konuta yapılan / yapılacak tebligatları takip etmesini beklemek hayatın olağan akışına aykırı olacaktır. Zira bu konuda Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 2016/11067 Esas, 2016/14413 Karar sayılı ilamında bu husus açıkça vurgulanmıştır.
Yargıtay ''Şikayetçinin şikayet dilekçesi ekinde sunduğu 24.01.2015 tarihli tebliğ-tebellüğ tutanağı ile, 6284 sayılı Kanun kapsamında, eşi olan müşteki Y. Can'ın bulunduğu konuta 6 ay süre ile yaklaşmasının yasaklanmasına dair tedbir kararının olduğu görülmüş, ihalenin feshi istemine konu edilen satış ilanının takip borçlusuna 7201 sayılı Kanun'un 16. maddesine uygun olarak 25.03.2015 tarihinde "muhatabın tevziat anında çarşıda olduğundan birlikte sakin aynı konutta ikamet eden eşi Y. Can imzasına" şerhi ile tebliğ edildiğine,
Tebligat, tebligatın içeriği ve yapılmasına dair mevzuat hükümleri tamamen şekli kurallar içermekte olup, bu yolla hedeflenen asıl amaç "tebligat muhatabının" bilgilendirilmesidir. Zira, tebligat muhatabının bilgilendirilmesi, tebligata dair mevzuat çerçevesinde yapılacak şekli işlemlerinin doğru bir biçimde yerine getirilmesi ile mümkün olup, bunun doğal sonucu olarak, tebligat işleminin belgelendirilmiş olması gerek tebligat yaptıran gerek tebligatın muhatabının haklarının korunmasında önemli bir rol teşkil edeceğine,
Bu kapsamda, borçlu M. Can'a satış ilanı tebliğ edildiği tarihte, eşi olan müşteki Y. Can'ın konutuna yaklaşmaması gerektiğine dair 6284 sayılı Kanun kapsamında verilen tedbir kararı olduğuna göre, borçlunun satış ilanı tebliğinden ve dolayısıyla ihaleden haber olmadığının kabulüne ve ihalenin feshine'' karar vermiştir.
Tüm açıklamalar ışığında aleyhinde konuta yaklaşmaması yönünde tedbir kararı verilen borçlunun mernis adresine yapılan tebliğ işlemi tebligat kanununa aykırıdır. Bu durumda usulsüz tebliğe rağmen icra dosyasından yapılan işlemleri öğrenen borçlu, ıttıla tarihinden itibaren 7 gün içerisinde İcra Mahkemesine başvurması gerekmektedir.
